+90 212 296 68 43Pazartesi – Cuma 09:00–18:00
B2B

B2B’DE VERİYLE ABM (Account-Based Marketing) KİŞİSELLEŞTİRME

ABM, geniş kitleler yerine önceden tanımlanmış hedef firmalara özel pazarlama ve satış taktikleri geliştirmeye dayanan stratejik bir yaklaşımdır.

5 dk okumaHazırlayan: MAP
ABM - Account-Based Marketing
İçindekiler

B2B pazarlama, günümüzde son derece karmaşık ve detaylı bir yapıya büründü. Yoğun rekabet ortamında, işletmelerin farklı gereksinimlere özel modern çözümlerle hareket etmesi artık bir zorunluluk haline geldi. Geleneksel pazarlama yaklaşımlarında, belirli bir kitleye genel mesajlar iletilirken, bu yöntemler günümüzün beklentilerini karşılamaktan uzaklaştı. Artık işletmeler, satın alma kararlarını verirken daha bilinçli, araştırmacı ve kişiselleştirilmiş deneyimler talep ediyor. Bu noktada öne çıkan stratejilerden biri de Account-Based Marketing (ABM) oldu. ABM, özellikle hedefli ve yüksek değerli müşteri ilişkileri kurmak isteyen firmalar için vazgeçilmez bir yöntem haline geldi. ABM’in gücünden tam anlamıyla yararlanmak ise, firmalara özel olarak tasarlanmış kişiselleştirme stratejilerinden geçiyor. Ekiplerin iş birliği, uzun vadeli büyüme, müşteri memnuniyeti ve kârlılık gibi hedefler için kritik öneme sahipken, “veri” kişiselleştirmenin en stratejik kaynağı olarak öne çıkıyor.

Account-Based Marketing (ABM) ve Veri İlişkisi

ABM, “üst seviye büyüme”yi hedefleyen stratejik bir yaklaşımdır. Geniş kitlelere ulaşmak yerine, önceden tanımlanmış hedef firmalara özel pazarlama ve satış taktikleri geliştirmeye dayanır. Satış ve pazarlama ekiplerinin birlikte belirlediği yüksek değerli hesaplarda kullanılır. ABM’nin potansiyelini ortaya koyabilmesi için, yalnızca hedef firma seçimiyle sınırlı kalmayan, bu firmalara özel kişiselleştirme stratejileri geliştirilir. Tam da bu noktada veri, en stratejik kaynak haline gelir. Veriyle desteklenen ABM kişiselleştirmesi, hedef hesapların sadece temel bilgileriyle yetinmez; onların davranışsal eğilimlerini, satın alma niyetlerini, teknolojik tercihlerinden iş stratejilerine kadar birçok farklı veri noktasını analiz ederek derinlemesine bir müşteri anlayışı oluşturur. Böylece her hedef firmaya özel içerikler, mesajlar, teklifler ve deneyimler tasarlanabilir. Sonuç olarak, firmalara genel çözümler sunmak yerine, onların ihtiyaçlarına özel benzersiz değer önerileriyle yaklaşmak mümkün olur.

ABM’de Kullanılan Veri Türleri ve Kaynakları

ABM’de kullanılan veri türleri ve kaynakları, kişiselleştirmenin hassasiyetini ve doğruluğunu doğrudan etkiler. Farklı kaynaklardan elde edilen verilerin bir araya getirilmesi, hedef hesaplara dair 360 derecelik bir bakış açısı kazandırır. ABM’de veriler genellikle dört ana kategoride toplanır: firmografik, demografik, teknolojik ve davranışsal veriler. Firmografik veriler, hedef hesapların sektör, çalışan sayısı, gelir seviyesi ve bölgesel dağılım gibi yapısal özelliklerini kapsar. Bu veriler, hangi hesapların stratejik olarak öncelikli olduğunu belirlemeye yardımcı olur. Demografik veriler, hedef hesap içindeki karar vericilerin unvanları, rolleri ve departmanları gibi bireysel niteliklerini içerir. Böylece içerikler, firmaya olduğu kadar firmadaki kişilere de özel olarak uyarlanabilir. Teknografik veriler, kurumların kullandığı teknolojik altyapı ve yazılım çözümlerini kapsar. Özellikle SaaS ve teknoloji odaklı B2B şirketleri için bu veriler büyük önem taşır. Bir kurumun belirli bir CRM veya ERP platformunu kullanması, ona sunulacak teklifin içeriğini doğrudan etkileyebilir. Davranışsal veriler ise en dinamik ve kişiselleştirme açısından en değerli veri türüdür. Web sitesi ziyaretleri, indirilen içerikler, açılan e-postalar, tıklama oranları ve sosyal medya etkileşimleri gibi kullanıcı davranışları bu kategoriye girer. Özellikle satın alma niyeti sinyalleri bu veri kümesinden elde edilir.

Veriler, türlerine göre kategorize edilmekle kalmaz, aynı zamanda kaynaklarına göre de sınıflandırılır. ABM’de yaygın olarak kullanılan veri kaynakları; birinci el (first-party), ikinci el (second-party) ve üçüncü el (third-party) veriler olarak ayrılır. Birinci el veriler, şirketin kendi kaynaklarından elde ettiği CRM kayıtları, web analitiği, e-posta etkileşimleri, müşteri anketleri ve satış ekiplerinin notları gibi verilerdir ve genellikle en güvenilir veri türüdür. İkinci el veriler, iş ortaklarından veya sektörel etkinliklerden elde edilen verilerdir. Örneğin, bir webinar veya sektörel zirveye katılan kurumların listesi, gelecekteki ABM kampanyaları için değerli bilgiler sunabilir. Üçüncü el veriler ise, veri sağlayıcı firmalardan ücretli olarak temin edilen firmografik, technographic veya intent verilerdir. Özellikle intent data (satın alma niyeti verileri), ABM stratejilerinde öne çıkar çünkü belirli konularda yoğun araştırma yapan firmaları önceden tespit etme imkânı sunar. Farklı kaynaklardan elde edilen verilerin bir araya getirilmesi, hedef hesaplara dair bütüncül bir perspektif sunar ve ABM’yi sadece hedefleme değil, aynı zamanda hedef hesapla gerçek bir ilişki inşa etme ve uzun vadede itibara katkı sağlama stratejisine dönüştürür.

Account-Based Marketing (ABM)’de Stratejinin Önemi

ABM ile kişiselleştirme arasındaki ilişki, modern B2B pazarlamanın en kritik sinerjilerinden birini oluşturur. ABM, hedef hesaplara özgü iletişim kurmayı amaçladığı için kişiselleştirme bu stratejinin doğal bir parçasıdır. Özellikle yüksek değerli müşterilere ulaşmak isteyen firmalar için, sadece sektörlerini değil, kurum kültürlerini, karşılaştıkları spesifik problemleri ve önceliklerini anlamak ve bu doğrultuda stratejik olarak hitap etmek gerekir. Kişiselleştirme, yalnızca bir iletişim biçimi değil, aynı zamanda stratejik bir yatırımdır. Ancak kişiselleştirmenin ileri seviyede sunulabilmesi, yalnızca doğru verilerin toplanmasıyla değil, bu verilerin anlamlandırılarak stratejik karar alma süreçlerine entegre edilmesiyle mümkün olur. Dolayısıyla ABM’de kişiselleştirme, sadece pazarlama ekiplerinin değil; satış, müşteri deneyimi ve ürün geliştirme ekiplerinin de ortak bir çaba içinde çalıştığı bütüncül bir stratejiye dönüşür.

Account-Based Marketing (ABM)’de Kişiselleştirme

ABM, doğası gereği kişiselleştirmeye dayanır. Geleneksel dijital pazarlamada segmentasyon, potansiyel müşterilerin demografik veya davranışsal özelliklerine göre gruplanmasıyla sınırlıyken; ABM, her hedef kurumu ayrı bir pazar gibi ele alır ve tamamen o kuruma özel iletişim kurmayı hedefler. Bu nedenle kişiselleştirme, bir seçenek değil, başarıyı doğrudan etkileyen temel bir zorunluluktur. Çünkü ABM'de hedeflenen firmalar, genellikle yüksek değerli ve uzun vadeli müşteri adaylarıdır ve bu firmalar, ilgilerini çekecek çözümlerin kendi ihtiyaçlarına özel olarak şekillendiğini görmek isterler.

Kişiselleştirmenin ABM içindeki stratejik konumunu anlamak için yapılan araştırmalar önemli veriler sunuyor. 2024 Gartner verilerine göre, ABM uygulayan B2B şirketlerinin %75’i, kişiselleştirilmiş içeriklerin satış döngüsünü hızlandırdığını ve müşteri adaylarının karar alma sürecinde güveni artırdığını belirtiyor. Forrester Research’ün analizine göre ise, ABM kampanyalarında kişiselleştirmenin üç kat daha yüksek dönüşüm oranı sağladığı görülüyor. Kişiselleştirmenin stratejik etkisi yalnızca pazarlama süreçleriyle sınırlı değil; satış ekipleri de kişiselleştirilmiş veriler ve içgörüler sayesinde hedef hesaplarla daha anlamlı diyaloglar kurabiliyor ve ihtiyaçlara daha hızlı, etkili çözümler sunabiliyor. Bu da ABM yaklaşımının şirket genelinde çapraz fonksiyonlu bir strateji olarak benimsendiğini ve değer yarattığını gösteriyor.

Kişiselleştirmenin ABM stratejisine kattığı bir diğer değer ise, hedef hesaplarla kurulan ilişkinin kalitesini artırmasıdır. Örneğin, hedef firma bir yazılım şirketiyse ve yakın zamanda bulut tabanlı çözümlere yatırım yaptıysa, onlara gönderilecek içeriklerde bu alana özel bilgiler, vaka çalışmaları ve öneriler yer almalıdır. Böylece, hedef kurumda satın alma sürecine dahil olan farklı karar vericiler, markanın ihtiyaçlarını gerçekten anladığını hissedebilir. Bu algı, markaya duyulan güveni artırır ve kurumsal ilişkiyi güçlendirir. Satış ve pazarlama ekiplerinin aynı veri zemininde buluşması, kişiselleştirmeyi bir iletişim aracı olmaktan çıkararak kurumsal hafızaya dönüşen bir rekabet avantajına dönüştürür. Tüm bunlar, itibarı olumlu şekilde destekler.

ABM ile kişiselleştirme arasında çok katmanlı ve stratejik bir bağ vardır. Bu bağ, yalnızca mesajları özelleştirmekten ibaret değildir; her temas noktasında müşteriye özgü değer üretmek, kurumsal ilişkiyi inşa etmek, derinleştirmek ve ticari sonuçları güçlendirmek anlamına gelir. B2B ticarette bu, son derece önemli ve çok yönlü bir kazanım sağlar. Veri ise bu bağın taşıyıcı kolonu olarak, doğru kullanıldığında kişiselleştirmeyi ABM’in merkezinde güçlü bir kaldıraç haline getirir.

Hazırlayan kurum

MAP

EDI, B2B entegrasyon ve tedarik zinciri çözümleriyle iş sistemleri arasındaki veri alışverişini yönetir.

Kategori: B2B, Pazarlama

MAP ile konuşun

Entegrasyon yapınızı birlikte değerlendirelim.

İş ortaklarınızı, belge türlerinizi ve mevcut sistemlerinizi paylaşın; doğru başlangıç noktasını birlikte belirleyelim.

Formu göndererek paylaştığınız bilgiler yalnızca talebinize yanıt vermek için kullanılır. KVKK Aydınlatma Metni

Veri sorumlusu: Map Elektronik Ticaret ve Veri Hizmetleri A.Ş. (MAP), Huzur Mahallesi, Umar Sokak No:1 Kat:7, Gökdeniz İş Merkezi, Sarıyer, İstanbul. Bu metin, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nun (KVKK) 10. maddesi uyarınca bu form için hazırlanmıştır.

İşlenen veriler: Formda yazdığınız ad soyad, e-posta adresi ve mesajınız, İletişim sayfasındaki formda isteğe bağlı olarak verdiğiniz telefon numaranız; formu gönderdiğiniz sayfanın adresi. Kötüye kullanımı ve spam gönderimini önlemek için IP adresiniz kısa süreliğine ve yalnızca gönderim sınırı kontrolü için kullanılır, kaydedilmez.

Amaç ve hukuki sebep: Verileriniz yalnızca talebinizi değerlendirmek, size dönüş yapmak ve talebinizle ilgili yazışmayı yürütmek amacıyla, KVKK m. 5/2 (c) (bir sözleşmenin kurulmasıyla doğrudan ilgili olması) ve m. 5/2 (f) (ilgili kişinin temel hak ve özgürlüklerine zarar vermemek kaydıyla veri sorumlusunun meşru menfaati) hukuki sebeplerine dayanılarak işlenir. Pazarlama, profilleme veya reklam amacıyla kullanılmaz, üçüncü kişilere satılmaz.

Toplama yöntemi: Veriler, bu web formunu doldurmanız yoluyla elektronik ortamda toplanır ve e-posta olarak MAP'in kurumsal e-posta kutusuna iletilir.

Aktarım: Verileriniz, yalnızca yukarıdaki amaçla sınırlı olarak, web sitesinin barındırma ve e-posta hizmetlerini sağlayan tedarikçilere ve hukuki bir yükümlülük doğması halinde yetkili kamu kurum ve kuruluşlarına aktarılabilir.

Saklama: Veriler, talebinizle ilgili yazışmanın gerektirdiği süre boyunca ve ilgili mevzuatın öngördüğü süreler kadar saklanır; bu sürelerin sonunda silinir, yok edilir veya anonim hale getirilir.

Haklarınız: KVKK m. 11 uyarınca kişisel verilerinizin işlenip işlenmediğini öğrenme, işlenmişse bilgi talep etme, işlenme amacını ve amacına uygun kullanılıp kullanılmadığını öğrenme, aktarıldığı üçüncü kişileri bilme, eksik veya yanlış işlenmişse düzeltilmesini, şartları oluştuğunda silinmesini veya yok edilmesini ve bu işlemlerin aktarılan üçüncü kişilere bildirilmesini isteme, otomatik sistemlerle analiz sonucu aleyhinize bir sonuç çıkmasına itiraz etme ve kanuna aykırı işleme nedeniyle zarara uğramanız halinde zararın giderilmesini talep etme haklarına sahipsiniz.

Başvuru: Taleplerinizi, Veri Sorumlusuna Başvuru Usul ve Esasları Hakkında Tebliğ'e uygun olarak yukarıdaki adrese yazılı olarak veya info@map.com.tr adresine iletebilirsiniz. Başvurunuz en geç otuz gün içinde ücretsiz olarak sonuçlandırılır.